16 Aralık 2014 Salı

manifesto


Yillardir gelin damat fotograflarini o sihirli etkilesimin bir parcasini bulabilmek ve yollarini kesfetmek icin  ozellikle gozlemliyorum. Son zamanlarda hepiniz sanki facebook ta gösteriş yapmak icin evleniyor gibisiniz. Her sey fotograf etiketlemek ve hemen paylasip hava atmak icin. Medeni hali evli'ye cevirip sanal bir oyunda coin kapma pesindesiniz sanki. Bir evliligi degil de ne kadar mukemmel gorundugunuzu vurgulayip kendinizi yuceltmek icin oradasiniz sanki ve isin kotu tarafı bunu da usta bir yapmaciklikla sergiliyorsunuz. Sanki butun akrabalar da koca bir oyunun parçası. 

Evlendiginiz, nisanlandiginiz, kina yaktiginiz ya da sozlendiginiz hafta facebook'ta profil fotografi yapmazsaniz Mark Zuckerberg eve gelip ananizi avradinizi sikecek sanki.

Fotograflarda gozlerdeki ask degil, bak ben ne kadar guzelim ve zengin kocayi kapip kendimi nasil da garantiledim surtuk one carpiyor. Sanki 8 ay sonra yemek yaparken kufur edecek olan o degilmiscesine bir kendini kandirmacali prenseslik. Flaslar ozellikle takilarin oldugu yerde gozumuze sokarcasina patliyor. Dugun degil sanki kuyumcular carsisinin egomanyaklar icin duzenledigi yavan bir organizasyon. Bilezikler takilirken cekilen fotograflara zaten hic deginmiyorum. Kisacasi asiri samimiyetsizsiniz. Ne ara bu hale geldiniz siz.  

Sahsen jartiyer daha samimi ve gercekci. Keske gunluk hayatta giyip dolasilabilse hatta. Dizalti corap giymek normal, ananen köyde şalvarla giyince de sorun degildi. Ama dizalti tul çorabı bacagina bir seritle tutturdugunda aman allahim etrafi alev aliyor bir anda. Ne bicim onyargilar bunlar.

Iste bu noktada hepiniz bana cok batiyorsunuz. Ben sabahtan aksama kadar sizin yavanliklarinizi ve sahteliklerinizi cekiyorum, her duygunun icini kemirdiginizi görmek, benim de icimi kemiriyor. önyargılar havuzunda sabahtan aksama kadar cirpinarak yüzüyorum. Gelenek diye dayattirilan; bir delinin kuyuya attigi taşa saygilar besliyorum ve o sirada beni kuyuda boguyorsunuz.
Ama söz konusu tül bir corabı seritle giyme fikrini ortaya atsam mesela, hepiniz bana saldirirsiniz ve aman allahim sen cilgin misin sen marjinal misin dersiniz. Ben de size diyorum ki siz daha manyaksiniz.

Kisacasi bunlar bu cizimlerin cikis noktasini olusturan altyapi. Hicbir sey acık saçık ic camasir cizimleri yuzeyselliginde degil.









28 Ağustos 2014 Perşembe

10 Ağustos 2014 Pazar

günlük.

Aslında totem yapmıştım. Bunları analog fotoğraf makinesi alıp onunla çekecektim. Hatta analog alınca portfolyo oluşturmak için -yine- totem olsun diye instagram bile acmistim, sırf bu iş için. Lakin her totemim gibi bu da gerceklesmeyerek gündelik 'laned ossun' temalı ısrarima yenildi. 

Geçen seneki günlüklerden. 






2 Mayıs 2014 Cuma

saat 5.


Sabah 5. Radyo açık. Ders desen çalışılmıyor. Film desen izlenmiyor. Aslında resmin altına yazı yazma işini hiç sevmiyorum ama daldık bir kere. Çizim toplasan 4 dakika, hadi 5. Çizimin dur tam içime sinecek şekilde doğru açılı fotoğrafını çekeyim, en içime sinen efekti bulayım : 40 dakika. Saçların boyu da hesap edilmemiş.

Bir de şimdi diyeceksin bari şu kağıdı duzeltseydin ne o kırışıklık. Çizer orada karanlık halet-i ruhiyesini; kağıdın bileği kesişine ve resmin oznesinin de bu durumun farkında oluşuna ama canı yansa da artık kendinin bir karakter olduğunu farkedip daha fazla kağıt dünyasında yaşamak istemediği için ölmeye karar veriş anını yansıtmaya bağlamış, çizer; bu aynı andaki hem ölüm hem doğum anını sonsuza dek 'an'da asılı kalacak şekilde acemice işlemiş ve olmuş sana modern arts;) diyip gıcıklık yapacağım. Kısacası sayfayı düzeltmeye üşendim.

27 Ocak 2014 Pazartesi

birtakım şeyler.







Kutuphanede sıkılmaca. Telefonun not defterine parmakla çizmece.

Not: Şu kafası dumanlı hatun çizimi çok baydi artik internette ama elim gitti :*

17 Ocak 2012 Salı

Minarenis.

kapıma elinde kartonu ve kalemiyle dayanıp "ödevim var ama eve erken de dönmem gerek" diyen ve benden İshakpaşa Sarayı'nı kısa sürede cırt cırt cırt çizmemi (?) bekleyen komşunun küçük kızı için 1 saat 10 dakikada savsakladığım çizim oluyor kendisi.

Yazıcıları bozuk diye bana çizdirdiğinden dolayı,sırf pislik olsun diye minareyi çok daha başka birşeye benzeterek çizecektim.Hadi dedim neyse şimdi çarpılmayalım akşam akşam.